DUYGULARIM

Çok uzun süre aradan sonra tekrar merhaba,

Gerçekten özlemişim sizlere buradan seslenmeyi. Kendi sıkıntılarımla uğraşmaktan pek ilgilenemedim sitemle. Her fırsatta Basın Danışmanım Cüneyt Yalınkılıç’ın siteminde de bıktım açıkçası. Sitemle ilgilenmediğim için kendisi çok kırgın bana; tıpkı sizler gibi.

Geçirdiğim ağır sakatlık sonrası kendimi toparlamam uzun zaman aldı. Ama Allah’a çok şükür artık çok iyiyim. Önümüzdeki hafta antrenmanlara başlıyorum Deyimi yerindeyse hani, bomba gibiyim. Bir an önce yeşil sahalarla buluşup, gollerime kaldığım yerden devam etmek için sabırsızlanıyorum.

Transfer zor iş bir futbolcu için. Karar vermek, kulüp değiştirmek öyle çok kolay değil. Nitekim ben de bu kararsız dönemi yaşıyorum. Birçok transfer teklifi aldım. Kimisinin vizyonu ve misyonu yok, kimisi ise maddi açıdan tatminkâr değil. Bonservisim konusunda kulübüm her türlü kolaylığı göstereceği garantisini bana v erdi. Ama ben geçtiğimiz senelerde yaşadığım tatsızlıklar sonrası, aslında Anderlecht’i pek istememe rağmen profesyonelce düşünerek Belçika’da kalmanın benim için en doğru seçenek olduğuna karar verdim.

Profesyonellik deyince… Takımımızın eski takımım Fenerbahçe ile eşleşmesi büyük tesadüf oldu. Bir tarafta beni ben yapan ve bugünlere taşıyan Fenerbahçe, bir tarafta ise ekmek paramı kazandığım kulübüm Anderlecht. Yani duygularımla, mantığımın çarpışması. Ama tabi ki her ne kadar gönlüm Fenerbahçe’nin tur atlamasını istiyorsa da, mantığım kulübümün yoluna devam etmesini söylüyor.

Aslına bakarsanız belki de Fenerbahçe’ye karşı sakatlığım nedeniyle oynayamayacak olmak benim için büyük şans. Yoksa çok zorlanırdım. Netice Fenerbahçe’ye karşı forma giyme şansı bulabilseydim, terimin son damlasına kadar mücadele ederdim. Fırsat bulasaydım gol ya da gollerimi atmak için tereddüt bile etmezdim. İşte profesyonellik böyle bir şey.

Öte yandan üzücü bir geçek de var. Maalesef Fenerbahçe’nin bizim karşımızda pek fazla şansı bulunmadığını düşünüyorum. Her ne kadar Roberto Carlos gibi bir flaş transferle kadrosunu güçlendirmiş olsa bile, Avrupa kupalarında Anderlecht kadar tecrübeli olmayışı ve kaybedecek çok şeyinin bulunması Fenerbahçe’nin en büyük dezavantajı.

Bir Türk olarak izlemesi bile benim için çok zor olacak diyebilirim.

Maç sonrasında görüşmek ümidiyle..

14.08.2007

Serhat AKIN

DUYGULARIM VE MANTIĞIM – 14.08.2007
TÜM ERKEKLER DOMUZDUR – 07.01.2006
GERİ DÖNMÜYORUM – 17.12.2005
TAŞ YERİNDE AĞIRDIR – 15.12.2005
FENERBAHÇE HAYAL KIRIKLIĞI YAŞATTI – 13.12.2005
EMEĞİMİZİ ÇALDILAR – 20.11.2005
SIRAMI BEKLİYORUM – 25.10.2005
BEKLE BİZİ ALMANYA – 15.10.2005
FENERBAHÇE SEVGİSİNİN BEDELİ OLAMAZ – 06.07.2005
BU BİR VEDA DEĞİL – 09.06.2005
BU KEFENİ BİZE BİÇMEYİN – 25.10.2004
ÖNCE GENÇLER, SONRA MANCHESTER – 21.09.2004
MUTLULUKTAN UÇUYORUM – 04.04.2004
KENDİMİ AFFETMİYORUM – 01.08.2003
AMAÇ ÜZÜM YEMEK DEĞİL BAĞCIYI DÖVMEK – 25.06.2003
KOL KIRILIR, YEN İÇİNDE KALIR – 18.06.2003
BİRİLERİ DUR DEMELİ – 25.01.2003
ÇAMUR AT İZİ KALSIN – 22.01.2003
BOMBA GİBİ GELİYORUZ – 14.01.2003
BİR ATARSAM PATLARIM – 04.11.2002
HER ŞEY DAHA İYİ OLACAK – 07.10.2002
SÜPER BİR MİLLİ TAKIM – 08.09.2002
ÜZÜLSEK Mİ SEVİNSEK Mİ – 19.08.2002
ÇOK İYİ GİDİYORUZ – 15.07.2002
GURUR VE SEVİNÇ – 01.07.2002
HAKKIMIZI ALACAĞIZ – 10.06.2002
YİNE BERABERİZ – 20.05.2002
GURUR DUYUYORUM – 21.10.2001
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI – 15.10.2001
FUTBOL CAHİLİ – 11.10.2001
DARISI LEVERKURSEN’E – 06.10.2001
BİZ FENERBAHÇELİ’YİZ – 16.09.2001
BİZİ LEVERKURSEN MAÇINDA GÖRÜN – 09.09.2001
HEDEFİM – 02.09.2001